|
Akrostiş |
Sorular ve Cevaplar |
TEVHİT
“En hayırlı ilim siyer
ilmidir” İmam-i Zuhri (k.s.)
Lisan-ı ilâhiyle seslendi Cenab-ı Hak,
Adını tehlil
ile anarken Hakk-ı Mutlak.
İmanın çatkısıdır, nur
içre nur-u kelâm,
Lâfız-ı sultandır o, onda
felâh, onda selâm.
Asumanlar almaz ama, mümin kalbe sığar nuru,
Haktan gelen o sürûru, inananlar duyar ancak.
Ey
İlâhi; bilirim ki, Sen’den başka yoktur ilâh,
İmânın kapısıdır, Lâ İlâhe İllallâh.
Lâ yemutsun
ey Kerim, er Rahîmsin ey Rahman,
Lâ mekânsın ey Celîl! Ey Cebbâr-u vel Gufran!
Aşkın ile yandı gönlüm,
izin ver tutunayım,
Lütf-u ilâhine erenlerin dâmânına,
Lisan-ı tespih ile, yorulsun dudaklarım,
Adın için öleyim, izin ver
katılayım.
Hak yolunda can veren,
şehitler kervanına.
Mahşerde aydınlığım,
gölgesine sığındığım,
Ufkumda doğan güneş,
Sen’inle ısındığım.
Hatem-ül Enbiyasın,
nebiler Sultanısın.
Alemlere inen Rahmet, Resul-ü Kibriyasın.
Muhammedül Emin’sin, Habib-i Nebi Allah
Medet ya Muhammed! Medet
ya Resulallah!
Enbiya-i Nur-u Sultan,
şanı büyük yüce Resul,
Defterim günâh dolu, olamadım iyi bir kul.
Etmez isen şefaat, halim
yamandır benim,
Ne olur esirgeme,
kurtulsun nârdan tenim.
Rahmetini esirgeme Ya Zül
Celâl-i Vel İkram,
Esma-i Hüsna’n aşkına,
alma bizden intikam.
Sığındık Tevvâb-ü Rahim-i Rahmanına,
Umarız mağfiretini, biz
günahkâr kullarına.
Lisan-ı hüsnü kalple
söyledim ben bu nâzımı,
Arz ettim içtenlikle hâl-i
pür melâlımı,
Lafz-ı Nuru nakşettim şu nâciz
mısralara,
Lisan-ı tevhit ile iman
etti şiirim,
Arzımı kabul eyle,
mağfirete kıl vesile,
Hidâyet nasip eyle; Ya, lâ Nazîr-i el Kerim!
Not.
Şiir akrostiş tarzındadır. İlk harfleri yukardan aşağı okunduğunda LA
İLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULALLAH
çıkmaktadır.
SÖZLÜK
Asuman: Gök,
sema
Celîl: Büyük ulu
Cenab-ı Hak: Allah (c.c.)
Çatkı: İskelet, dayanak, öz
Dâmân: Etek
El Cebbâr:
Kuvvet ve kudret sahibi, Allah (c.c.)
El Cebbar-u vel
gufran: Kuvvet ve kudret sahibi olduğu halde yargılayıp affeden yüce Allah.
(c.c.)
Er Rahîm: Koruyan, esirgeyen, merhametli
Er Rahman: Bütün canlılara
merhamet eden, esirgeyen
Enbiya-i nur-u Sultan: Peygamberlerin
Nurlu Sultanı (a.s.v)
Esma-i Hüsna: Allah’ın
(c.c.) 99 ismi
Felâh: Kurtuluş
Gufran: Yargılayıp affeden
Habib-i Nebi Allah: Allah’ın
(c.c.) Sevgili Peygamberi (a.s.v)
Hakk-ı Mutlak: Hak olduğundan şüphe
edilmeyen
Hal-i pür melâl: Acınacak
durum
Hatem-ül Enbiya: Peygamberlerin
Sonuncusu (a.s.v)
Hidayet: Hak yoluna, doğru
yola kılavuzlanma
Kerim: Cömert, eli açık,
ulu, büyük
Lafız-ı Sultan: Sözlerin
sultanı
Lafz-ı nur: Nurlu söz, Kelime-i Tevhit
Lâ mekan:
Mekansız, yersiz, yere ihtiyacı olmayan
Lâ Nazîr.
Eşi benzeri olmayan
Lâ Nazîr-i
el Kerim: Eşi benzeri olmayan; cömert, ulu Allah.(c.c.)
Lâ Yemut:
Ölmez, bitmez, kaybolmaz
Lisan-ı İlâhi: İlahi lisan,
vahiy
Lisan-ı hüsnü kalp: İçtenlikle,
riya karışmadan doğaçlamayla akıp gelen sözler, esin, ilham
Lisan-ı
tespih: Zikir
Lisan-ı tevhit: Kelime-i
tevhit, Lâ İlâhe İllallah sözü ve manası
Lütf-u İlahi: İlahi lütuf, ihsan
Mağfiret: Allah’ın (c.c.)
kullarını bağışlaması, affetmesi
Muhammedül Emin: Emin, doğru sözlü, güvenilir Muhammed
(a.s.v) (Peygamberimizin lâkabı)
Nâciz: Değersiz, kıymetsiz
Nâr: Ateş, Cehennem
Nâzım: Şiir
Nur içre nur-u kelâm: Nur
içindeki nurlu söz, Kelime-i Tevhit
Resul-ü Kibriya: Resullerin
En Büyüğü, (a.s.v)
Selâm: Selâmet
Sürûr: Sevinç, mutluluk
Şefaat: Günahların affı
için yapılan aracılık
Tehlil: Lâ İlâhe İllallah sözü
Tevhit: (Allah’ın)
(c.c.)Tek’lik, Bir’lik
Tevvâb: Kullarının tövbelerini kabul eden Allah (c.c.)